21 Mayıs 2013 Salı

Ayağın efendisi

La Bete-1975

Hatırlar mısınız bilmiyorum, Ömer Seyfettin'in Yüksek Ökçeler diye bir öyküsü vardı; hani evde bile topuklu terliklerle dolaşan ama baş dönmeleri başlayınca doktorun yüksek ökçelerini yasaklayıp düz terlikler verdiği kadının hikayesi. Topuklarından kurtulunca hastalığı geçiyor ama topukların sesi gidince de arkasından çevrilen tüm dolapları görüyor, işitiyordu. Baktı duyup gördükleri canını daha fazla yakıyor sonunda yine yüksek ökçeli pabuçlarını geçiriyordu ayağına. Yükseklerden bakan, sesini duyuran ayakkabıları gördüğümde aklıma hep bu öykü geliyor, biraz içim acıyor niyeyse:-/ Ayakkabıların sinema perdesindeki göz kamaştırıcı dünyasına girmeyeli epey zaman oldu. Daha önce filmlerin belirli stildeki ayakkabıları ile karakterlerin seçimleri üzerine bir yazı yayınlamıştım. Göz gezdirmek isteyenler için hemen şurada. Şimdi ise tekrar gözümü aşağılara çevirmenin zamanı geldi, uzun süredir çoğalarak artan bir ayakkabı klasörü çoktandır yazılmayı bekliyor ama maalesef bir türlü elim gitmedi. Ne çok oyalanıyorum başka şeylerle bir bilseniz, durumum pek bir vahim:-) Neyse  öyle ya da böyle, bir şekilde bu yazı başladı ve umarım devamı gelecek.

8½-1963

Madem girişi yüksek topuklarla yaptık devamı da onlarla olsun. Sanırım benim onlarla mesafeli ama sevgi dolu bir ilişkim var. Yani seyretmesi güzel ama giymesi pek zor. Dolgu topuklar ve platformlar tüm o yorucu süreci biraz daha katlanılabilir kılmak için ellerinden geleni yapıyorlar ama en rahatını bile bir süre sonra fırlatıp atmak isteyebilirim. Bana göre ince topukları en asgari düzeyde adım atılacak günlerde kullanmak en iyisi. Filmlerde izlemesi ise her daim pek keyifli. Eski filmlerin topukluları makul seviyede idi, artık zaman geçtikçe topukların yüksekliği de artıyor. Giyildiğinde ciddi anlamda uzamayı sağlayacak stilettolar hayatımıza tam olarak ne zaman girdi bilmiyorum ama artık şık, seksi, bakımlı vs. bir karakter içeren hemen hemen her filmde onlara rastlayabilirsiniz. Meryl Streep'in annawintourlaştığı The Devil Wears Prada (Şeytan Marka Giyer) stilettolar açısından oldukça zengindi. Moda dünyasında ayakta durmak kolay değil tabii, topuklar ne kadar yükselirse karşınızdakine o kadar yukarılardan bakıyorsunuz. Basic Instinct (Temel İçgüdü), Femme Fatale (Öldüren Kadın) gibi erotizm dozu yüksek filmlerde de kadın karakterler çekiciliklerinin dozunu arttırmak yüksek ökçelere başvuruyor. Eskilere baktığınızda ise 'orta boy bak da doy' felsefesinin topuklu ayakkabıların ruhuna işlediğini  rahatlıkla görebilirsiniz. Dönemin Ava Gardner, Marilyn Monroe, Lauren Bacall gibi en çekici kadın yıldızları rol aldıkları filmlerde topuk uzunluğu en fazla 10 cm olan klasik modelli ayakkabılarla dolaşıyorlardı.

Bad Teacher-2011
(stiletto ya da acı çekmenin başka bir biçimi)

Ayakkabıda bir sorun olmadığı sürece her daim rahatlık vaat eden spor ayakkabılar genelde filmlerde seyircinin dikkatini çekmez, geri planda kalırlar. Bu ayakkabıların filmlerde o kadar geniş bir kullanım alanı var ki belirli bir gruplamaya sokmak pek mümkün değil. Aksiyon, korku, komedi, dram, romantik, filmin türü ne olursa olsun karakterlerin ayağında arz-ı endam eyleyen spor ayakkabı modelleri, bazen hiç beklemediğiniz bir yerde bile karşınıza çıkabilir. Tıpkı Sofia Coppola'nın Marie Antoinette'inde olduğu gibi. Kendi adıma şunu söyleyebilirim ki rahatlık ve kolaylık açısından giymekten en keyif aldığım ayakkabı türü. Bir tek converse spor ayakkabıları sevemedim, neden bilmem bana hiç sevimli gelmediler, benim zevkime hiç hitap etmeyen bir tarz. Bu modellerin başka bir adı var mı bilmiyorum ama ben tam şunları kastediyorum. Çok geniş bir kitle tarafından sevilerek giyildiği için converse bana hitap etmemekle hiçbir şey kaybetmedi tabii.:-)

Carrie-1976
( her ayak bu güzelliği tadacaktır)

Korku filmlerinin ayakkabı tercihleri ise daha çok filmin hangi yönetmenin elinden çıkmış olduğuna göre değişiyor. Modeller farklılık göstermekle birlikte ayakkabıların renkleri genelde beyaz, siyah ve kırmızı gibi uç noktalarda olan renklerden seçilir. Bu ayakkabılara filmin başında, sonunda, herhangi bir yerinde bir şekilde kan damlayacağı için beyaz olmaları etkileyici bir görselliği de beraberinde getirir. Bir karakterin ayağındaki beyaz ayakkabının üzerinde beliren her bir kan damlası izleyicinin gerilme seviyesini en yukarılara çıkaran şeylerden biri olabilir. Kırmızı ise her açıdan gerilim sunar. Özellikle korku ustası Dario Argento'nun kitsch filmlerinde kırmızının her tonundaki ayakkabılara rastlanılabilir. Aslında bu renk, daha önceki ayakkabı yazımda adını geçirdiğim The Red Shoes (Kırmızı Pabuçlar) ve The Wizard of Oz (Oz Büyücüsü) gibi sinema tarihinin en ünlü ayakkabılarının da rengidir. Her iki filminde korku-gerilim unsurları taşıması ise bir rastlantı değil tabii.

Tenebre-1982
(yeap, bazı erkekler hakediyor!)

Fransız filmlerinin giydiği ayakkabılar hakkında birkaç şey söylemeden geçersem bu yazı çok eksik kalabilir. Fransızları ayrı bir yere koyduğumdan değil tabii, bu ayakkabıların çok kolay fark edilebilir genel bir tarzları olduğundan böyle bir ayrım yapmak ihtiyacı hissediyorum.(gereksiz savunma modu:p) Alçak topuklu, kafa karıştırıcı ve göz yorucu tasarımların uzağında, basit ama zarif bir şıklık içerisinde olan bu ayakkabılar, rugan ve parlak deriyi pek sever, fiyonk ve toka gibi detayları kullanmaktan çok hoşlanırlar. Şimdi Fransa sokaklarındaki Fransız kadınlarının ayağında ne tarz ayakkabılar var bilmiyorum ama sinema perdesine yansıyan görüntü genelde bu stilde.

Mademoiselle-1966
(çok bi fransız olmak)

Erkeklerin seçimleri yine pek tabii çok çeşitli. Ancak göze çarpanlar doğal olarak genelde gösterişli olanlar. Kadınların ayakkabı seçenekleri kadar geniş bir yelpazaye sahip olmasalar da bazı tasarımlar sayesinde birkaç adım öne çıkabiliyorlar. Örneğin The Great Gatsby (Muhteşem Gatsby) ya da Gone with the Wind (Rüzgar Gibi Geçti) gibi filmlerdeki erkeklerin ayakkabıları her daim boyalı ve son derece şıktır. Yine Bond serisinin tüm filmlerinde başta James Bond olmak üzere herkes ayakkabı seçimi konusunda iddialıdır. Dost başa düşman ayağa derler, bu filmlerde herkes birbirinin ayağına bir göz gezdirecek tabii.

Plein soleil-1960
(erkeğin karmaşık dünyası)

Muhtemelen filmin ana öğesi olmadığı ya da yönetmenin özel ilgisine mazhar olmadığı sürece filmlerdeki ayakkabılar seyircinin gözünden kaçıp gidiyor. Kamera aşağılara inmedikçe akıp giden görüntülerden dikkati onlara çevirmek epey zor. Bu yazı için görselleri toplamaya başladığımda kafamda filmleri izlerken gözüme takılan bazı ayakkabılar vardı ama fotoğraf araştırması genişledikçe bir sürü güzel, farklı, ilginç ayakkabı keşfetmiş oldum.   Umarım aşağıdaki ayakkabılar bu yazıyı okuyanlara da hoş bir seyirlik yaratır. Son olarak yazıyı bitirmeden ayakkabılarla ilgili hazin bir anımı anlatmadan geçemeyeceğim. Alışveriş merkezine giderken 'çok nadir giyiyorum bari bugün topuklu bir şeyler giyeyim' diye aslında çok da topuklu olmayan, orta yükseklikte sayılacak bir ayakkabı giydim. Tamam topuklulara çok alışkın değilim ama giydiğim zaman yürümesini de beceririm bir şekilde. Sanırım bir saat kadar sonra o ayakkabılar canımı öyle bir yakmaya başladı ki anlatamam. Neredeyse çektiğim acıdan adım atamayacak duruma geldim. Aklıma hemen arabanın bagajında her daim bulundurduğum spor ayakkabılar geldi. Zar zor, acılar içinde otoparka indim, bagajı açtım ve evet tahmin edebileceğiniz üzere maalesef o makus son orada beni bekliyordu; her zaman bagajda olan ayakkabılar o anda orada değildi. Arabadaki eşyalar eve çıkartılırken yanlışlıkla o da çıkartılmış. Resmen yıkılmıştım sevgili dostlar, o günü çin işkencesi kıvamında tamamladım. O yüzden bu yazı için son sözlerim şöyle olacak; ayağınızda ne olursa olsun yeter ki canınızı acıtmasın. Sağlıcakla kalın:-)

The Seven Year Itch-1955

 Profondo rosso-1975

Lolita-1962



Kill Bill: Vol. 1-2003

 Angst vor der Angst-1975

 Los abrazos rotos-2009

 Cat on a Hot Tin Roof-1958


In Time-2011

 Cat-Women of the Moon-1953

 Cinderella-1950

La mariée était en noir-1968

The Notorious Bettie Page-2005

 
Desperately Seeking Susan-1985

Qui êtes-vous, Polly Maggoo?-1966

Les biches-1968

O Cerco-1970

 Deutschland bleiche Mutter-1980

Catch Me If You Can-2002

Il deserto rosso-1964

 My Cousin Vinny-1992

 Distant Voices, Still Lives-1988

 Détective-1985

The Devil Wears Prada-2006

Don't look Now-1973


Dolls-2002

 Drive Angry-2011

Rain Man-1988

Rosemary's Baby-1968

 Elisa, vida mía-1977

 Fast Times at Ridgemont High-1982

 Friends with Benefits-2011

 Gold Diggers-1933

 Kinky Boots-2005

Legally Blonde-2001

 Inglourious Basterds-2009

Marie Antoinette-2006

Midnight Cowboy-1968

 Chloe-2009

Midnight in Paris-2011

Goldfinger-1964

Femme Fatale-2002

 Les quatre cents coups-1959

 Les amours imaginaires-2010

 Nekromantik-1987

 Der Fangschuß-1976

 Copie Conforme-2010

The Dreamers-2003

 Clueless-1995

 The Yellow Handkerchief-2008

 Dr. No-1962


Léon-1994

 Badlands-1973

 The Last Picture Show-1971

Singin' in the Rain-1952

 Chelovek s kino-apparatom-1929

 Days of Heaven-1978

 Belle de Jour-1967

 Cat People-1982

Paris, Texas-1984

A Fei jingjyuhn-1990

 Dementia-1955

 Communion (Alice Sweet Alice)-1976

 I, the Jury-1982

Mirror Mirror-2012

 Creature from the Black Lagoon-1954

 Oh! Soo-jung-2000

 L'illusionniste-2010

 Hanyo-1960

 Great Expectations-1998

 Bi-mong-2008

 L'homme qui ment-1968

Last Night-2010

 Killer Joe-2011

 Muriel's Wedding-1994

 Paris, je t'aime-2006

 Lásky jedné plavovlásky-1965

Confessions of a Shopaholic-2009

 Olga's House of Shame-1964

 Pee-wee's Big Adventure-1985

The Aviator-2004

 Pentimento-1979

 An Officer and a Gentleman-1982

 Paranoia-1967

 Arizona Dream-1992

Secretary-2002

 Vertigo-1958

 Who Framed Roger Rabbit-1988

 Stille Nacht IV-1994

Tenebre-1982

Gone with the Wind-1939

Wild at Heart-1990

 L’éden et après-1970

 Basic Instinct 2-2006

 Strike!-1998

 Il profumo della signora in nero-1974

 The Bad Seed-1956

 The Proposal-2009

Bakjwi-2009

Twin Peaks-1990

 The Artist-2011

Visage-2009

 Uptown Girls-2003

 Veneno para las hadas-1984

Hotel Chevalier-2007

 Faust-1994

 Serial Mom-1994

 The Great Gatsby-1974

 The Wiz-1978

The Big Lebowski-1998

Jules et Jim-1962

6 yorum:

alkım dedi ki...

Harika bir derleme olmuş bu Clea, bayıldım! Yalnız ilk fotoğrafın büyüsü ve esrarı bir başka. Bu filmi bilmiyorum galiba.
Yazdıklarını okurken ben de ayakkabı denince aklıma gelen flmleri düşündüm. Aklıma pek bir şey gelmedi;) Zaten sen pek çoğunu yazmışsın!
Yalnız -ne çıkıyorsa çocukluktan çıkıyor - çocukken izlediğim Heidi'ni, tahta ayakkabılarını hatırladım. Daha doğrusu bunları Peter giyerdi, Heidi genellikle kırlarda bayırlarda yalınayak dolaşırdı. Fakat arada o küt, tahta ayakkabılardan giydiği olurdu. Çocukken bana büyüleyici gelirdi bu ayakkabılar ve onlarla yürürken çıkan o tok ses.
Sayende gittim yine bir yerlere:)
Çok sevgiler!

Buket dedi ki...

tadından yenmez bir yazı daha olmuş,bayıldım..

justine dedi ki...

Evet Buket haklı, çok lezzetli bir yazı olmuş eline sağlık Clea'nım, bayıldım ben de;)

Neredeyse tüm filmleri koymuşsun şekerim, şu da eksik kalmış diyemiyorum, müthiş bir dosya bu. Ben biraz daha düşüneyim, pabuçları göz önünde olan bir film bulursam -ve tabii senin buraya koymadığın!- yine gelirim.

Sarıldım, çok!

Clea dedi ki...

alkım,
ilk fotoğraf walerian borowczyk'in la bete adlı filminden. oldukça tuhaf bir yönetmenden oldukça tuhaf bir film:-) her zevke hitap etmeyebilir ama ben tuhaf şeyleri çok seviyorum. borowczyk hakkında uzun bir yazı yazmışlığım da var o yüzden ilk fotoğraf hakkı onun olsun istedim:-)

heidi ve onun dünyasının imrenilecek her şeyi! hep mutlu, hep rahat, oy!:p çıplak ayakla koşmak, taze peynir kızartması yemek, dağ kır bayır temiz hava filan bunlar ne güzel şeyler yahu. biz bunlara sahip değiliz, mutsuzluğumuz hep heidi yüzünden:p

yorumunu görünce öyle mutlu oluyorum ki alkım, kuşlar, kelebekler pencereden eksik olmasın, sevgiler!

Clea dedi ki...

buket,
çooook teşekkür ederim, sevgiler!

Clea dedi ki...

düşün bakalım justine hanım bi şey eksik kalmış mı?:-) canım benim aklına geldikçe söyle ben eklerim, nasıl olsa çok uzun bir dosya oldu bu:p