Steve McQueen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Steve McQueen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2011 Cuma

Sevgili baylar!


Hafızamın derinliklerinden bulup çıkardığım şık, farklı, kışkırtıcı ya da rahat kombinleriyle bu güzel perşembe gecesini beylere ayırmaktan gurur duyuyorum!:) Beyefendilerin kıyafetleri üzerinde kısa bir gezintiye çıkalım o halde; The Great Escape'in karizmasıyla tüm filmi götürebilecek kudretteki oyuncusu Steve McQueen film boyunca motor üzerinde olduğu için kendisini oldukça rahat ama şık kıyafetlerle görüyorsunuz. Gerçi McQueen'in en sıradan şeyi bile giyse onu hoş gösterecek bir sihire sahip olduğunu düşünüyorum ya neyse. Hemen altında serinin hiçbir filmini izlemediğim ama olaya vakıf olduğum Bridget Jones Diary filminden Hugh Grant var. Filmdeki karakterine uygun bir şekilde poz veren Grant nam-ı diğer Daniel Cleaver, Mr. Darcy'den çok daha radikal bir seçimle karşınızda. Kendinden emin görüntüsüyle farklı ama şık bir takım. Zamanında sinemada izlediğim pek bir heyecanlı, Hollywood usulü politik aksiyon Body of Lies'ın en stil adamı Mark Strong (filmdeki adıyla Hani) bu listede olmayı hakeden isimlerden. Filmi izleyenler hatırlayabilir, giydiği takımın şıklığı sahip olduğu karizmasıyla daha da fazlalaşıyordu. İki Godfather filmiyle ama aynı tarzda takımlarıyla görünen Al Pacino ise mafyavari bir şıklık içerisinde. Epeydir büyük bütçeli filmlere terfi eden Daniel Craig, sadece fotoğraflarına bakıp gördüğüm kadarıyla The Golden Compass'da altın gibi parlıyor. İncelikle oluşturulmuş takımlarıyla yine aynı filmde her giydiği kostüm üzerine bir iki laf edebileceğimiz Nicole Kidman'la iyi bir ikili oldukları kesin. Fight Club'ın Brad Pitt'i beylerin arasında hem karakter, hem stil hem de farklılık yaratma açısından birkaç adım önde gidiyor. Bu nedenle ileride yazacağım ayrı bir yazıyı hak ediyor tabii. Kat kat pudra geçilmiş ay yüzüyle parıl parıl parlayan vampir güzeli Robert Pattison, itiraf etmeliyim buraya genç kızlarımızı hoşnut etmek için koyuldu. Şaka bir yana, vampir bile olsa genç çocuk işte, ne güzel yaşına uygun giyinmiş! Ve yazının kapanışını Giorgio Armani tarafından titizlikle oluşturulmuş kostümleriyle American Gigolo filminin Richard Gere'i yapıyor. Krem rengi paltosu ve önü açık gömlekleriyle göz alıcı ve kendinden emin bir tarz. 

Beyler, baylar ya da beyefendiler, hangi tarzda olursa olsun ayakları yere basan, kendinden emin bir duruş stilinizi çok daha zengin gösterir. Peki ben bu konuda uzman mıyım, hah hah haaa tabii ki hayır dolayısıyla tamam tamam sustum!!!

The Great Escape-1963
   
 
Bridget Jones's Diary-2001

Body of Lies-2008
 
The Godfather: Part II-1974
The Godfather-1972


The Golden Compass-2007


Fight Club-1999

Twilight-2008
American Gigolo-1980

21 Kasım 2010 Pazar

Film Arası: Kot+Tişört


Yukarıda fotoğrafını gördüğünüz Steve McQueen'in üzerinde oldukça şık duran bu ikili, rahatlığa açılan kapının anahtarı gibidir. Herkesin mutlaka çok sevdiği, giydiğinde çok rahat ettiği ve giye giye eskittiği bir kotu ya da tişörtü mutlaka vardır. Biraz fazla bir genelleme mi oldu, o zaman çoğumuzun diyelim. İşte birbirine çok yakışan bu ikiliyi üzerinde taşıyan hanımefendi ve beyefendilerden bir demet. Günü kurtaran tüm kot (ya da kelimenin uluslararası haliyle jean) - tişört kombinasyonlarına adanmıştır:) Ve tabii merak edenler için sırasıyla; Ashley Greene, Amber Heard, Kate Bosworth, Kate Beckinsale, Hugh Jackman, Tom Hardy, January Jones, Jessica Biel.

 

 

 

 

14 Ekim 2010 Perşembe

The Thomas Crown Affair: "Do You Play ?"


Steve McQueen sinemanın gelmiş geçmiş en cool adamlarından biridir. Faye Dunaway ise cool olmak konusunda McQueen'den hiç de aşağı kalmayarak "sinemadaki cool kadın" tanımını her daim doldurur. Bu ikili bir filmde bir araya geldiğinde ise ortaya en erotik (şimdiki filmlerde pek olmayan gizli erotizm gibi bir şey bu) ve en şık filmlerden biri çıkar. Dunaway ile McQueen arasında geçen efsanevi satranç sahnesi başlığa koyduğum  Mcqueen'in sarfettiği "do you play" lafıyla başlıyordu. Dunaway'in verdiği manidar "try me" cevabıyla devam eden sahne 6 dakika sürüyor ve yoğun bir gerilim-erotizm taşıyordu.  Zamanında "Kibar Soyguncu" ismiyle Türkçe'ye çevrilen (oldukça yaratıcı bir isim!) The Thomas Crown Affair (1968) zengin bir soyguncunun ve hırsızlık olayını araştıran bir sigorta müfettişinin etrafında dönen bir hikayeyi anlatıyor. En şık filmlerin arasında her zaman adı geçen filmin moda yaptığı en ünlü şey McQueen'in taktığı "Persol" gözlükler. Benim favorim ise Faye Dunaway'in satranç sahnesinde giydiği sırt dekolteli elbise. Faye Dunaway'in kostümlerini tasarlayan  "Bonnie and Clyde" filminde de iyi iş çıkartmış olan Theadora Van Runkle, McQueen'in kostüm danışmanları Ron Postal ve Alan Levine'in yanında McQueen'in stilinin oluşmasına da katkıda bulunmuş. Dunaway'in 68 Oscar ödül töreninde giydiği kıyafetin tasarımcısı da o. Filmin o zamanda ilk defa denenmiş kurgu stilinde imzası bulunan isim ise "Harold and Maude" filmiyle ünlü Hal Ashby.



Faye Dunaway'in Theadora Van Runkle imzalı Oscar elbisesi